Çocuk yaralanmalarına basit önlemler

07 Nisan 2013 Pazar 01:29
Bu haber 2106 kez okundu

BURSA (CİHAN)- Çocukların güçleri ve kontrol yetenekleri erişkinlere göre daha az olduğu için,

Çocuk yaralanmalarına basit önlemler
BURSA (CİHAN)- Çocukların güçleri ve kontrol yetenekleri erişkinlere göre daha az olduğu için, özellikle süt çocukluğu ve oyun çocukluğu döneminde, temel yaşam alanlarında küçük ve büyük birçok travmaya uğruyorlar. Bu travmalar sonrasında ağır sonuçlar oluşabileceği gibi, kesik veya sıyrık türünden hafif sonuçlar da görülebiliyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Öztürk, çocukların küçük kazalarında ailelerin neler yapmaları gerektiğini anlattı.

Küçük kesik ve sıyrıklarda yaranın temizlenmesi gerektiğini belirten Öztürk, bunu yapacak kişinin el temizliğine dikkat etmesi gerektiğini bildirdi. Öztürk, yaradan kan fışkırması durumunda ise hemen hastaneye götürülmesi uyarısı yaptı: “Çocuğunuzu hemen hastaneye götürün. Hastaneye ulaşana kadar yaranın üzerini temiz bir bez ile bastırın. Kanama hafifse önce temiz bir sargı bezi ile bastırarak kanamayı durdurun. Yara yeri üzerinde giysileri varsa uygun bir şekilde çıkarın ya da kesiğin büyüklüğüne göre giysileri kesin.”

Özellikle düşmelerde yaranın kirli olabileceğini işaret eden Dr. Öztürk, “Eğer yara kirli ise merkezden dışarıya doğru ılık sabunlu suyla yıkayın, üzerine temiz sargı bezi koyduktan sonra çevresini sabunlu suyla temizleyin. Ayrıca yaraya değmeyecek şekilde antiseptik solüsyonu yara kenarından, yani merkezden dışarıya doğru sürerek temizleyin. Yara üzerine antiseptik solüsyon, tütün, makine yağı gibi maddeler sürmeyin.”

Öztürk, yarının kirli olmaması durumunda ise antibiyotikli merhemlere veya pomatlara gerek olmadığını söyledi: “Yaranın üzerine pamuk koymayın, sıcak kompres uygulamayın. Yaranın büyüklüğüne göre üzerine pansuman koyup, sargı bezi ile sarın.”

Yara yerinde şişlik ve morluk olması durumunda buz konularak şişliğin indirilmesini öneren Öztürk, yara yerinde atar damar kesilmesi olduğunda veya kanamanın durmaması halinde şu öneriyi yaptı: “Üstten turnike yapın, 10-15 dakikada bir gevşetin ve çocuğunuzu en kısa zamanda hastaneye götürün.”

Dr. Öztürk, yara içinde batık cisim olması durumunda ise yapılacakları şöyle özetledi: “Yaranın çevresine simitçik (yara etrafına üzerine sargı bezi sarılınca değmemesini sağlayan sargı bezlerinden oluşmuş yuvarlak oluşum) yapıp, sargı beziyle sarın ve çocuğunuzu hastaneye götürün. Sargı bezini hiçbir şekilde çok sıkmayın.”

Delici cisim batması durumunda çıkarılmamasını isteyen Öztürk şöyle devam etti: “Delici göğüs travmalarında göğüs kafesindeki deliği bantlarla hava irtibatı kesilecek şekilde kapatın. Yara kabukları eğer küçük yaralardan oluşmuşsa dokunmanıza gerek yok. Ancak yara yeri büyükse kabuk altında enfeksiyon bulunma ihtimali olduğu için kabuklar hekim tarafından temizlenmeli. Eğer kesik kafadaysa, saçlı deri fazla damarlı olduğu için çok kanar. Bu nedenle saçları kesip yara yerini görünür hale getirin. Kafaya gelen travmalarda beyin hasarı ya da zedelenmesini akılda tutun ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.”

TETANOZ AŞISI İHMAL EDİLMEMELİ

Yaralanmalarda çocuğun tetanoz aşısının olup olmadığının önemli olduğunu ifade eden Dr. Bülent Öztürk, tetanoza karşı, tetanoz ımmunoglobulini (tetanoza karşı serum) uygulanması gerektiğini aktardı. Dr. Öztürk bu durumda yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: ``Tetanoz aşısı yoksa veya 3 dozun altında ise temiz ve küçük yaralarda aşı gerekiyor. Tetanoz serumuna ise gerek duyulmuyor.
Ezik ve riskli (kirli) yaralarda hem aşı hem de tetanoz serumuna ihtiyaç oluyor. 3 doz ve/veya üstünde tetanoz aşısı yapılmış ya da 5 yıl içerisinde yapılmış ise aşıya ya da tetanoz serumuna ihtiyaç duyulmuyor. Son doz 5 yıl ya da daha uzun süre önce yapılmışsa tüm yaralanmalarda aşı gerekiyor ama tetanoz serumuna ihtiyaç olmuyor.`` CİHAN
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x