ÖĞ-DER: Türkiye’nin genç beyinleri TV dizileriyle ifsad ediliyor

09 Nisan 2013 Salı 11:13
Bu haber 129 kez okundu

Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Tanıtma Komisyonu Başkanı Erdal Bilir, Türkiye’de genç beyinlerinin televizyon dizileriyle ifsad edildiğini vurguladı. ÖĞ-DER’in 11 bölgede düzenlediği olağan bölge toplantısının ilki Düzce’de...

ÖĞ-DER: Türkiye'nin genç beyinleri TV dizileriyle ifsad ediliyor
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Tanıtma Komisyonu Başkanı Erdal Bilir, Türkiye’de genç beyinlerinin televizyon dizileriyle ifsad edildiğini vurguladı.

ÖĞ-DER’in 11 bölgede düzenlediği olağan bölge toplantısının ilki Düzce’de yapıldı.
Tanıtma Komisyonu Başkanı Erdal Bilir ve Eğitim Komisyonu Başkan Yardımcısı Nizamettin Kars yönetimindeki toplantıya Düzce şubesi yönetiminin yanı sıra, ÖĞ-DER ‘in İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Bolu Şube Başkanları katıldı. Komisyon Başkanı Erdal Bilir, yaptığı konuşmada, televizyon dizilerinin verdiği zararlara değinirken, "Bugün Türkiye’de genç nesiller batıcı eğitim ve öğretim anlayışıyla nasıl ahlak ve maneviyattan yoksun olarak yetiştiriliyorsa, aynı şekilde televizyon kanallarında yayınlanan ve sayıları 100’ü bulan dizilerle de ifsad ediliyor, kimliğinden ve kültüründen uzaklaştırılıyor." dedi.

TÜRKİYE, TELEVİZYON İZLEME BİRİNCİSİ

Türkiye’nin dünya ülkeleri arasında kişi başına günde ortalama 4 saat televizyon izleyen bir ülke olarak birinci sıraya oturduğunu, bunda özellikle son yıllarda TV kanallarında bir furya hâlini alan dizilerin katkısı büyük olduğunu söyleyen Erdal Bilir, ülkede bir yayın döneminde, haftada 80’e yakın yerli dizi çekimi yapılıp yaklaşık 15 ulusal kanalda yayınlandığını, eski dizilerin sabahın erken saatlerinde ve gecenin yarısında tekrar yayınlanmasıyla haftalık yerli dizi yayını 100’ü bulduğunu söyledi.

Bilir, dizilerin içeriğine bakıldığında hemen hepsinin ortak konular etrafında kurgulandığını ve seksen dizinin altmışında gayri meşru ilişkiler ve bu ilişkiler etrafında gelişen olayların konu edildiğini belirtti. Erdal Bilir, "Bazı dizilerde ise aile içi çarpık (ensest) ilişkiler ana konuyu oluştururken, bu çarpık ilişkiler öylesine bir doğallıkla verildi ki izleyicinin etkilenmemesi mümkün değil. Zinanın doğallık kazandığı bu altmış dizinin ellisinde de zina sonucu doğan gayrı meşru çocuklar konu ediliyor. Çekilen 80 dizinin hemen hepsinde benzer şekilde konuların olmasını tesadüfe bağlamak mümkün değildir. Toplumumuzun dini ve ahlaki karakterine taban tabana zıt konuların ele alınmasını sağlayan, ulusal ve uluslararası güçlerin varlığını kabul etmek durumundayız." diye konuştu.

"GELECEĞİMİZ TEHLİKEDE"

Bilir, yapılan bir ankette ilköğretim çağındaki çocukların yüzde 70.1’i, liseli gençlerin ise yüzde 85’i televizyon kanallarında yayınlanan bu dizileri izlediğini aktardı. Bu oranın geleceğimizi bekleyen tehlikenin ne denli büyük olduğunu göstergesi olduğuna dikkat çeken bilir, seksenli ve hatta doksanlı yıllarda, sınıfta bir kızla bir erkek aynı sırada, yan yana oturmaktan utanırken, bugün bırakın yan yana oturmayı, gençlerimize kucak kucağa oturmayı doğal sayan bir anlayışın enjekte edildiğini dile getirdi. Emperyalist batı ve onun yerli işbirlikçilerinin Türk halkını bu şekilde yozlaştırarak, vatanını, milletini, inancını ve kimliğini hiçe sayan eyyamcı bir nesil yetiştirmeye çalıştığına vurgu yaptı.
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x