ÇÜ laboratuvarlarında 4 bin aileye doğum öncesi tanı testi yapıldı

09 Nisan 2013 Salı 10:59
Bu haber 94 kez okundu

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde 24 yıl önce Devlet Planlama Teşkilatı’ndan alınan proje desteğiyle kurulan Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, Prenatal Tanı Laboratuvarları’nda bugüne kadar yaklaşık 4 bin aileye doğum...

ÇÜ laboratuvarlarında 4 bin aileye doğum öncesi tanı testi yapıldı
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde 24 yıl önce Devlet Planlama Teşkilatı’ndan alınan proje desteğiyle kurulan Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, Prenatal Tanı Laboratuvarları’nda bugüne kadar yaklaşık 4 bin aileye doğum öncesi tanı testi yapıldığını bildirildi.

    ÇÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Tıp Fakültesi her alanda olduğu gibi genetik hastalıkların ve özellikle kalıtsal kan hastalıklarının doğum öncesi tanısında da bölgemizde ilk kurulan referans laboratuvarlarıyla verdiği ileri düzeyde hizmetlere devam ediyor.
Açıklamada, kalıtsal kan hastalıkları anne ve babadan çocuklara, hastalık özelliğini taşıyan genler aracılığıyla aktarılan, ailesel kan hastalıkları olduğu belirtildi. Türkiye'de en sık görülen kalıtsal kan hastalıklarının talasemi (Akdeniz Anemisi) ve orak hücreli anemi olduğu belirtilerek, doğum öncesi tanı ile gerekli önlemlerin alınması halinde önlenebilir hastalıklar olduğu vurgulandı.

    Özellikle Akdeniz Bölgesi'nde yaygın olarak görülen talasemi ve orak hücreli anemi konusunda çok dikkatli davranılması gerektiği ifade edilen açıklamada, şöyle denildi: ‘’Bu hastalıklarla mücadele için ailesinde talasemi ve orak hücreli anemi hasta veya taşıyıcısı olan yeni evli çiftlerin doğum öncesi tanıyı ihmal etmemeleri çok önemli. Doğum öncesi tanı ile amaçlanan hasta çocuk doğumunun engellenmesidir. Bu amaçla gebeliğin 10. ve 12. haftalarında yapılan koryonik villus örneklemesi (CVS) ile ya da 18. ve 20. haftalarında yapılan kordosentez ile Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, hemofili, konjenital adrenal hiperplazi, kistik fibrosis, fenilketonüri, bağışıklık sistemi ile ilgili genetik bozukluklar ve daha birçok kalıtsal hastalık ya da kromozom bozukluğu çok erken evrede tespit edilebilmektedir. Bununla birlikte yapılan çalışmalarda henüz dünyada çok yeni olan ve anne karnındaki bebekte herhangi bir kalıtsal hastalığın olup olmadığının tespiti için yapılan ve girişimsel yöntemlere göre sıfır risk taşıyan anneden “kan testiyle doğum öncesi tanı”da yüzde 100'e yakın başarı elde edildiği belirtiliyor.

    ÇÜTF Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı’nda da 3 yıldır gerçekleştirilen benzer çalışmalar ile invazif yöntemlere alternatif olan anne karnından bebeğin genetik bozukluğunun tespiti çalışmaları yapılmaya başlandı. Bu yöntemle gebeliğin 5. haftasında anne kanından elde edilen fetal DNA örneği ile fetal Rh uyuşmazlığı ve yine aynı genetik hastalıkların tanısı da konulabiliyor. Tanıda bir adım daha ileri gidilerek doğum öncesi anne karnındaki bebeğin hem koryonik villüs örneklemesi ve kordosentez örnekleri ile hem de anne kanından yapılan testlerle tanıya gidilebiliyor.
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x