Almanya'da çocuklarıyla Türkçe anlaşamayan aileler var

08 Nisan 2013 Pazartesi 16:14
Bu haber 129 kez okundu

Almanya’da yeni nesillerin yaşadığı Türkçe sorunu giderek büyüyor. Uzmanlar, gidişata “dur” denilmemesi halinde 20-50 yıl sonra Türk toplumunda Türkçe konuşan kimsenin kalmayacağında birleşiyor. Köln’deki Anadil Türkçe Çalıştayı’nda...


Almanya'da çocuklarıyla Türkçe anlaşamayan aileler var
Almanya’da yeni nesillerin yaşadığı Türkçe sorunu giderek büyüyor. Uzmanlar, gidişata “dur” denilmemesi halinde 20-50 yıl sonra Türk toplumunda Türkçe konuşan kimsenin kalmayacağında birleşiyor. Köln’deki Anadil Türkçe Çalıştayı’nda bir araya gelen uzmanlar ve STK temsilcileri dini ve milli kimliğin korunmasında anahtar rol oynayan anadil sorununu çözmek için çözüm teklifleri üzerinde durdu.
 



Köln’de düzenlenen Anadil Türkçe Çalıştayı, Almanya’daki Türk toplumunun anadilini hızlı bir biçimde kaybetmesini masaya yatırdı. Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği (UKİD) ve Türkçem Anadilim Geleceğim (TAG) Ana Dil Türkçe Koordinasyon Kurulu’nun birlikte düzenlediği çalıştayda, yeni nesillerin Türkçeyle ilgili sorunları tespit edildi, çözüm için yol haritası çıkarıldı.

TÜRKÇE 50 YIL SONRA YOK OLACAK

Çalıştayda daha çok Almaya’daki Türk toplumunun kimliğini devam ettirmesi ile ilgili çok düşündürücü sonuçlar paylaşıldı. “Almanya’daki anadil Türkçe eğitiminin şu anki durumu” adlı kapsamlı araştırmasını tanıtan Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Yıldız, “Türk çocukları, Türkçenin Almanya’da 50 yıl içinde yok olup gideceğini haber veriyor.” dedi.

TÜRKÇE’Yİ KURTARMAK İÇİN KRİTİK EŞİKTEYİZ

TAG’ın kurucusu STK’lardan İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) temsilcisi Ramazan Başlık ise, Türkçenin korunması ile ilgili çalışmalarda çok geç kalındığını söyledi. Başlık, “50 yıldır ilk defa bu kadar geniş katılımlı şekilde bir araya geliyoruz. Avrupa’da Türkçe konusunda çok kritik bir noktadayız, artık kendi çocuğuyla anlaşamayan ailelerle karşılaşıyoruz.” diye konuştu

TOPLUM YÜKSELDİKÇE TÜRKÇE’NİN PRESTİJİ ARTACAKTIR

Çalıştaya katılan Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi ise, Almanya’da Türkçenin mutfak diline dönüştüğünü dile getirdi. Develi, dilin prestijinin toplumun prestijine bağlı olduğunu belirterek, “Toplum olarak yükselttikçe Türkçenin prestiji de artacaktır.” dedi. Prof. Dr. Develi, Berlin, Köln ve Frankfurt’ta kütüphaneleri olan YEE şubeleri açacaklarını kaydetti.

CAMİLER BÜYÜK TÜRKÇE HİZMETİ VERİYOR

Yöneticiliğini UKİD Genel Sekreteri Şefik Kantar’ın yaptığı çalıştayda TAG’daki STK’lar adına ilk konuşmayı yapan DİTİB Sözcüsü Dr. Bekir Alboğa da, DİTİB’e bağlı 900′ün üzerinde caminin Türkçenin korunmasında sahip olduğu potansiyele dikkat çekti.

“900 cami, 900 derslik demek. Camilerimiz büyük bir Türkçe hizmeti veriyor ama bunun kalitesini arttırmalıyız.” diyen Alboğa, ulaşılamayan çocukların ise asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

DİTİB sözcüsü, “Keşke bu toplantı 15 yıl önce yapılsaydı. Almanya’da Türk cemaati olarak namaz aralarında boş olan 2 bin camimiz var, bunları iyi değerlendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

CAMİLER 600 BİN TÜRK ÖĞRENCİNİN YÜZDE 20′SİNE ULAŞIYOR

İslam Kültür Merkezleri’nden (VIKZ) Erol Pürlü ise, Almanya’da 600 bin civarında Türk öğrenci olduğunu, ancak camilerin bu öğrencilerin azami yüzde 20′sine ulaştığını söyledi.

ATİB Genel Başkanı İhsan Öner de konuşmasında, sivil toplum örgütlerinin bu sorunu çözecek güce sahip olmadığını, sorunun çözümünde devletin rol alması gerektiğini vurguladı.

ALMANCASINI ENGELLER DİYE ÇOCUĞUNU TÜRKÇE DERSİNE GÖNDERMEYENLER VAR

Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu’ndan (ATÖF) Nilüfer Barlas, anadil Türkçe dersine katılan Türk öğrencilerin yüzde 20'lerde kalmasının sebebinin velilerin Almancayı Türkçeden daha önemli görmesine bağladı. Barlas, “Araştırmalar tersini söylese de, anne babalar Türkçe dersine kayıt yaptırmanın Almanca öğrenmeye engel olacağını düşünüyor.” dedi.

Bu gidişata bir dur denilmesi gerektiğini belirten KRV Veli Dernekleri Federasyonu FÖTEV’den Ercan Gürer de, aksi takdirde 20 yıl sonra Almanya’da Türkçe konuşan kimsenin kalmayacağı uyarısında bulundu.

DİNİ KORUMANIN YOLU DİLİ KORUMAKTAN GEÇER

Anne-babalara seslenen UETD Başkanı Süleyman Çelik, dini kimliği korumanın anadili korumaktan geçtiğini belirten açıklamalarda bulundu. Çelik, “Aileler dil konusunda duyarlı olmalı, dil olmayınca dini de unuturuz.” dedi. Prof. Dr. Nihat Öztoprak da “Dini öğrettiğiniz dilde o dinin terminolojisi yoksa o eğitim eksik kalır.” diyerek kimliği oluşturan birçok konunun dille alakası olduğunu gösterdi.

ÇOCUKLAR TÜRKÇE DERSİNİ DEĞİL, TÜRKÇE ÖĞRETMENİNİ SEVİYOR

Çalıştayda Almanya’daki Türkçe öğretmenlerinin durumu da görüşüldü. Prof. Dr. Cemal Yıldız, Türk öğrencilerin Türkçe öğretmenlerini Alman öğretmenlerinden daha çok sevdiğini, ancak dersin yapılma yönteminden memnun olmadığını aktardı. Prof. Dr. Yıldız, Türkçe derslerine katılımın yüzde 20'lerde kalmasının vahim bir durum olduğuna dikkat çekti.

TÜRKÇE EROZYONUNA KARŞI BİLİNÇ GELİŞMELİ

Çalıştayın sonunda çözüm için başta kurumsallaşma olmak üzere TAG’ın yapacakları sıralandı, hocalar ekibi Türkçe için müfredat ve materyal çalışmasına katkı yapacaklarını bildirdi.

Yapılması gerekenler arasında Türkçe erozyonuna karşı ailelerde farkındalık oluşturulması, Türkçe ders ve kurslarının cazip hale getirilmesi, ailelere mektup yazılması, kahvehane ziyaretleri, camilerde ve televizyonlarda konunun ele alınması, kamu spotlarının yayınlanması, STK’larda Türkçe kursları ve bunlar için öğretmen temini, TAG ekibinin Başbakan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı ve TRT yönetimini ziyaret etmesi sıralandı.
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x